|
((((((((((*_*)))))))))))
ASKINA IHANET EDERSEM REZIL ET BENI DÜSÜR DILLERE BIRGÜN BILE SEVMEDIM DERSEM ISYAN ET BANA DÜSÜR DILLERE *************************** EGER ONURUNU KIRARSAM BIRAN BILE BASKASINA BAKARSAM SEVGIMIZI BIR KURUSA SATARSAM ITIRAZ ET BANA DÜSÜR DILLERE ****************************** DERSEM KI ELLERIN ELIME DEGMEDI BENI BIRGÜN BILE SEVMEDI O BENIM HIC OLMADI HEP ELLERINDI TÜKÜR SURATIMA DÜSÜR DILLERE **************************** SENi BiR GÜN UNUTURSAM BENi SU YALAN DÜNYADA REZiL ET Ki DÜNYA BENDEN iBRET ALSIN SENi ÖLÜMÜNE SEViYORUM SENi ******************** ....IYI AKSAMLAR...
2 hours ago
|
|
|
fmy dfmwrote:
Hakan Yeşilyurt - Acıya Gülmek öpüyorsam ayrılığı gözünden söküyorsam yüreğimi göğsümden geçiyorsam gözlerinin içinden sana olan sevdamdandır bilesin geçiyorsam bir çiçeğin özünden sana olan sevdamdandır bilesin meğer ne yalnızız insan olmuşsak yaprak gibi dalda sessiz solmuşsak yeri gelmiş acıya da gülmüşsek sana olan sevdamdandır bilesin yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek sana olan sevdamdandır bilesin biliyorum sen yine parmak uçlarında üşüyorsun. aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat, ayaklarınla kasıklarımın kasırgasını, ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi düşlüyorsun. sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta ve çırılçıplak bir ırmağa dönüşüyoruz yatağımızda. apansız pencerende gülümsüyor güneş, ne güzel! bütün parmakların tıkır tıkır işliyor. iştahla biliyorsun, yaşamaktır aşk geceyle gündüzün sessiz geçişimidir bir uyku boyunda delice bir yangın parmaklarının buzulunda ah şahrud, her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli! karşılıksız sevebilmekse sevda gerçek seven küle dönmüş her çağda elim kolum bağlanmışsa kıyında sana olan sevdamdandır bilesin seydunayım gebermişsem kıyında sana olan sevdamdandır bilesin .............iyi akşamlar..................
2 hours ago
|
|
|
fmy dfmwrote:
hakan yeşilyurt 'un salkım söğüt 2 albümünde seslendirdiği güzel türkü. sözleri ;
bir acı rüzgar esince sallanmadık dal mı da kalır leyli de leyli dost dostunu arzularsa aşılmadık yol mu da kalır leyli de leyli minnet eylersem o yare olur mu bu derdime çare leyli de leyli hiçkimsem yok yarem sara sarılmadık dert mi de kalır leyli de leyli ismailem der bu demden gönlüm ayrılır mı da senden leyli de leyli bulursa sevdiği yari sevilmedik yar mı da kalır leyli de leyli dinlemek için ; http://www.vidopa.com/...
3 hours ago
|
|
|
sami damarwrote:
Aşk!..
Tıpkı nefes gibi zaman gibi güzellik gibi... Hep var ve ebedi var olacak. Çünki kaynağı ezelidir onun. "Canlar canını bulan"dır elbette "Bu canıma yağma olsun" diyebilen. Bestami Hazretlerinin diliyle: "O aramakla bulunmaz; ancak bulanlar yine de arayanlar"dır elbet. Yunus Emre bir aşk adamı bütün çağların en muhteşem aşıklarının ser-halkası. Allah aşkına tutulmuş sonra da o ummanlara sığmayan aşkını insanlar için coşturup taşırmış bütün mutasavvıf şairler gibi baştan sona aşkı tekellüm etmiştir onu. "Aşk gelicek cümle eksikler biter" demesi bu yüzdendir. O iç dinamizmini bu aşk ile diri tutup halk arasında kendine bir aşk mabedi inşa eden adamdır. Bu mabedde cümle yollar hakikate çıkar ve bütün aşklar Mutlak varlığa ulaşır. Kendi basit hayatı içinde yalın bir anlatım ve ritmik bir eda ile devamlı aşkı tekrarlar ve "aşksız olımazın" dediği gibi kimseciklerin de aşksız olmasına gönlü razı gelmez. "Benden benliğim gitti hep mülkümü dost tuttu" diye dalıp içinde kaybolduğu o yüce sevgide Vahdet-i vücud'u yaşayıp bütün ikilikleri inkar ile bir Tek olana vuslatı arayan Yunus insanlığın manasını aşkta bulur. Dünya aşk üzerine kurulmuştur ve aşk olmadan durması mümkün değildir. Yaratılanın Yaratıcı'yla tamamlanması varlığın sırrı kainatın idraki ve kemal ancak aşk ile mümkündür. Aşk ki hakikattir ölüm ona ilişemez. Yunus'a göre aşk İlahi'dir ve yaratılışın sırrını taşır. Bu bakımdan bütün cihanı kuşatmıştır. Sarhoşluğu ve coşkunluğu ile insan olmanın tecellisi aşkta görülür. Aşık bir harabeye dönmedikçe aşkı hissetmiş sayılmaz. Aşkı hissettikten sonra da bütün kınanmışlıklar bütün ayıplamalar onun için boştur. Aşk çıplak hakikattir ve ne dünyayı ne de maddeyi ayakta bırakır. Aşktan şikayet edilemediği gibi aşka yine ancak kendisinden derman erişebilir. Aşk sahili olmayan bir deniz misali benliği yutar kendinde eritir ve sırrını asla ham gönüllere açmaz. Aşkın olduğu yerde ilim bir hiçtir ve aşksız iman taş misali kurudur katıdır. Bilineni unutturan da boşaltıp yeniden dolduran da aşktır. Aşkta menfaatten söz edilemez; ancak uğruna feda olunabilinir. Böylece bütün menfiler müspete dönüşür kuruları yeşertir durgunu coşturur. Aşk bir güzel ahlaktır. Aşık ki idrak eder o asla yok olası değildir. Aşk bir hakikattir ki bütün hakikatleri ortaya çıkarır. Kısacası aşk varlığı eriten varlıktır ve "Aşk oldur ki Hakk'ı seve."
4 hours ago
|
|
|
sami damarwrote:
KAPAT GÖZLERİNİ
Günün birinde yolu bir dergâha düşen kendi halindeki adam dergâhta bir Mevlevî ile bir Bektaşî'nin oturmuş sohbet ettiklerini görünce dayanamaz ve yanlarına yaklaşır. Kendini tanıtır ve dergâhı merak ettiğini nasıl zikir edildiğini izlemek için geldiğini söyler. Mevlevî ve Bektaşî erenleri başlarlar adama çeşitli nasihatlerde bulunmaya her biri kendi yolunu mümkün olan en tatlı dille anlatmaya çalışırlar. Zavallı adam bir yandan onları dinlerken bir yandan da gözleri onların giydikleri giysilere takılır. Mevlevî'nin giydiği kıyafette kollar o kadar geniş ve uzundur ki hem içine üç kişinin birden kolu sığabilir hem de uzun olduğu için yalnızca kolları değil elleri de örtmekte kapatmaktadır. Bektaşî'nin giydiği kıyafette ise tam tersi bir durum vardır. Elbisenin kolu daracıktır neredeyse tene yapışmıştır; üstelik kısa olduğu için eller ta bileklere kadar açıktır. Bu duruma hayret eden adam sebebini öğrenmek ister. Büyük bir merakla önce Mevlevî'ye sorar: "Pirim kıyafetinizin kolları neden o kadar geniş ve uzun? Bunun özel bir sebebi var mı?" Mevlevî hiç beklemediği bu soru karşısında oldukça şaşırır. İki kolunu da biraz yukarıya kaldırır sonra ellerini birleştirerek kollarını daire şekline getirir ve şöyle der: "Evet özel bir sebebi vardır. Çünkü biz insanların günahlarını ayıplarını kusurlarını örteriz.Başkaları görmesin diye üzerini kapatırız. " Yanıttan oldukça hoşnut olan adam aynı merakla bu kez Bektaşî'ye döner: "Peki siz pirim? Sizin kıyafetinizin kolları neden bu kadar dar ve kısa? Siz insanların günahlarını ve ayıplarını örtmez misiniz?" Bektaşî kendi kollarına bakar birkaç saniyelik bir dalgınlıktan sonra gülümser ve adama bakarak şöyle der: "Biz mi? Bizim geniş kıyafetlere ihtiyacımız yoktur. Çünkü biz insanların günahlarını ve kusurlarını görmeyiz. " Etrafındaki insanlar kim olursa olsunlar eşin hayat arkadaşın çocukların anne ve baban kardeşlerin komşuların arkadaşların hatta hiç tanımadıkların fark etmez kusurlarını inceleme günahlarını ve ayıplarını görme. Kapat gözlerini. Görürsen şâhid olursan denk gelirsen karşılaşırsan tesadüfen yakalarsan bakma. Kapat gözlerini. Bakarsan illa ki görürsün. Baktığın için görüyorsun. Sen bakma çevir bakışlarını. Kapat gözlerini. Kapatırsan görmezsin görmezsen kötü düşünmezsin güzel düşünürsen seversin. Görsen bile yakalasan bile öğrensen bile yine de sevmeyi dene. İnsan kusurları ve ayıplarıyla insandır. Seveceksen öylece sev. Ne kusursuz insan ara ne de insanda kusur. Birincisini zaten bulamazsın ikincisinde ise bulduğun her kusur öğrendiğin her ayıp sahibini değil seni çirkinleştirir. Her iki ayrışın da seni mutsuz eder inan bana. Birincisini bulamadığın için ikincisini ise bulduğun için mutsuz olursun. Oysa sen mutluluğu arıyorsun aslında. Arıyorsun ama yanlış yerde. Mutluluğun sırrını veriyorum mutlu olmanın formülünü anlatıyorum sana: Kapat gözlerini. Ne kadar az görürsen o kadar mutlu olursun. Ne kadar az bilirsen o kadar huzurlu olur için. Bakma görme arama. Kapat gözlerini Kapat gözlerini.
4 hours ago
|